Ergenlikte Aile içi ilişkiler

Ergenlikte Aile içi ilişkiler

Ergenlik dönemi zor bir geçiş dönemidir. Her ergende olmasa da ergendeki değişim zorlu olduğunda bu değişimi anlamlandırmakta zorlanan aileler ve buna bağlı zora girmiş bir aile düzeni karşımıza çıkar. Ergenin duygusal iniş çıkışları, davranışlarındaki değişimler alışılan ilişki kalıpları ve iletişimi olumsuz etkiler. Ebeveynler tepkilerini ve ne yapmaları gerektiğini bilemedikleri bir sürece girip takılı kalabilirler. Peki ebeveynler olarak bu dönemde ne yapmalı ve nasıl destek olmalıyız?

Öncelikle ergenlik döneminin kalıcı değil geçici bir süreç olduğunun farkında olmalıyız.

Ergenlik döneminde çocuğumuzun bizi üzmek/öfkelendirmek için davranışlar sergilemediğini, kendisinin de zorlandığını yalnızca kendi ihtiyaçları doğrultusunda böyle davrandığını biliyor olmalıyız.

Kendini keşfetmeye çalışan çocuğumuzun bireysellik ihtiyacını desteklemek için ona alan tanımaya başlamalıyız. Örneğin; odasında yalnız zaman geçirmek isteyen çocuğunuzun  bu isteğine saygı duymalı ve istediği şekilde bireysel zaman geçirrmesine fırsat veriyor olmalıyız.

Çocuklarımızın arkadaş gruplarına olan düşkünlüğünü kabul etmeli, sosyalleşmenin kabul görüyor olmanın önemini fark etmeli, arkadaş grupları ile zaman geçirebilmesi için ortam sağlamalıyız.

Bazı kurallarda esneklikler sağlayarak onun kendi kendisini organize etme becerisine destek olmalıyız. Örneğin; hafta sonu yatma saatinden bir iki saat geç yatarak ertesi gün dinlenme ve ödev zamanlarını kendisinin ayarlaması, giyeceği kıyafetlere kendisinin karar veriyor olması gibi.

Bazı kurallar konusunda esneklik sağlarken, diğer bazı olmazsa olmaz kurallar konusunda da net ve tutarlı duruşumuza devam ediyor olmalıyız. Örneğin; okul zamanında okula gidiyor olmak gibi.

Sorgulayıcı değil dinleyici olmalı, çocuğunuzda  eğer başım sıkışırsa ebeveynlerimle konuşabilirim kapısını açık bırakıyor olmalıyız.

Yaş gelişim dönemine has önemli konularla ilgili (bilgisayar oyunları, cinsellik, madde kullanımı gibi) doğrudan ve açık bir şekilde çocuğumuzla konuşabilir, çocuğumuzun bilinçlenmesini sağlayabiliriz. Onun da bu konularda bizimle konuluşabilir olduğunu bilmesi dış uygun olmayan kaynaklara yönelmemesi açısından önemlidir.

Mutlaka ve mutlaka çocuğumuzun olumlu yönlerini fark ediyor olmalı, sürekli açık yakalayan ve nasihat veren ebeveyn rolünden uzaklaşmalıyız.

Onun hataları üzerinden konuşuyorken hem rol model olmak hem gerçekçi olmak hem de ‘haksızlık’ olmaması adına kendi hatalarımızdan da bahsediyor olmalı, bunu dile getirmeli hatta gerek duyuyorsak özür diliyor olmalıyız.

Uzm. Psk. Şebnem YAPARELLER BAROKAS